Archive for the ‘Şiirler’ Category

Bugün Kurban Bayramı

Thursday, September 13th, 2007

Bugün Kurban Bayramı

Sürü sürü kurban
Büyük başlar
Küçük başlar
Düşünceli hindiler

Sinsi bir yansıma
Çelik üstünde
Şah damarında kan
Kaçmakta telaşlı

Büyük başlar
Küçük başlar
Bedene veda ediyor
Gözler yaşlı

Kalp kanın son damlalarını
Pompalıyor telaşlı
Beyin son emirleri gönderiyor bedene
Gözler son kez bakıyor doğaya

Büyük başlar
Küçük başlar
Son kez düşünüyorlar
Son pişmanlıklar

Ölüm …
Büyük baş
La
Küçük baş
Ayırt etmiyor

Her ölen pişman
Ölüyor…

Bu gün kurban
Bu gün bayram
Saddam öldü
Öldürdükleriyle birlikte oldu
Saddam’ı öldüren de
Bir gün Saddamla birlikte olacak

Yaşadığım yüzyıl kurban uzun sürdü
Bayramınız kutlu olsun …

Yavuz İgret

Kurban bayramının üçüncü günü

Thursday, September 13th, 2007

Kurban bayramının üçüncü günü

Ah,ah yine evimin hasreti tütüyor 03/02/2004
Gözümde,buram buram
Söylesene be anam bu derde nasıl çare bulam
Geçecek diyorsun da geçmiyor işte
Gelmez mayısın on dokuzu bu gidişle.
Bir parçandan koparıp var ettin beni
Besledin,büyüttün,okuttun beni
Sonra vatana asker ettin beni
Söylesene bu yürek nasıl özlemesin seni.
Aynı karından doğduk karındaş olduk
Yeri geldi fikren tezat olduk
Yinede sevgiyi kucak kucak birlikte bulduk
Bak sonunda bizde şafak sayar olduk.

Sinan Aydındağ

KURBAN BAYRAMıNA KAN DÜŞTÜ ANNE

Thursday, September 13th, 2007

KURBAN BAYRAMıNA KAN DÜŞTÜ ANNE

…………………….Her insan en fazla kendine acır
……………………………..Çünkü; herkesten çok kendini tanır.

Bu bayram da kurban oldum kadere
Bir bayrama daha kan düştü, anne!
Ne yana döndüysem, gittim hedere
Bu bayramda yere can düştü, anne!

Allah’ım, ne yapsam, nereye gitsem! ?
Kimlere güvensem, yarenlik etsem
Kader gülmez bana, eylesem, n’etsem?
Eller bayram eder, can küstü, anne!

Ayaklarım yerde kaldı, kesili
Kafam bir tarafa düştü, kösülü
Cümle âlem benim ile küsülü
Derimi yüzdüler, çan sustu, anne!

Ben Rabb’imle, el el ile konuşur
Kemiklerim birbirine kavuşur
Kör şeytan aradan nasıl savuşur
Dünyam kararmış, her yan pustu, anne!

Yoz sevdaya yüz çevirdim, dalmadım
Hiç kimseyi hayatıma almadım
Hak yolundan bir an gafil kalmadım
Onurla yazıldı, şan üstü, anne!

Onur Bilge

Geldi Kurban Bayramı

Thursday, September 13th, 2007

Geldi Kurban Bayramı

Geldi Kurban Bayramı

Beş mart Pazartesi, kurban bayramı.
Semtlerde kuruldu, hayvan pazarları.
Görebilirsin çeşitli, cinsten hayvanları.
Bunun vardır elbet, büyük bir anlamı.

Fakirlik sınırı, yüzde kırk daha arttı.
Ekonomi bayrama, gelmeden battı.
Fakir, fukarayı, tozu dumana kattı.
28 şubat, 21 şubat bizlere, neler yaptı.

Bir kurbanlık alacak, para nerede.
Gelince Ecevit, pişmez bir şey tencerede.
Açlıktan bak kuşlar, durdu pencerede.
Huzur, mutluluk, vaatleri acaba nerede.

Kara kışta, yakacak da hiç kalmadı.
Parasızlıktan da, doğalgaz alınamadı.
Odunun, kömürün yanına varılamadı.
Böyle giderse, bıçak kemiğe dayandı

Enaz yüz milyona alınıyor, bir koyun.
Hükümetin ortaklarında var, bir oyun.
Doğruyu yanlışı gelinbiraraya koyun.
Kurbanda yine heryerde, bükük boyun.

Beşyüz milyon ediyor, küçük bir tosun.
Et yüzü görmedi tencereler, tuttu yosun.
Kapandı kurslar, çocuklar neler okusun.

Bunlar millete bayram hediyesi olsun.
Saşkın bir Prof. tavuk kurban olur dedi.
Acaba bunu neye dayanarak söyledi,
Sapıttı, sapıttırdı, başörtüsünü neyledi,
Bu akıllı ise, bu sözler milleti kahreyledi.

Bunlar Hak dini, yozlaştırmak istiyor
Tavuktan, horozdan kurban olur diyor.
Vatandaşın aklına da, şüpheler veriyor.
Düşmanlarımız buna, nasılda gülüyor.

Bu milleti hiç, sahipsiz sanmayın,
Hain planlarınızla, milleti uyutmayın
Sapık fikirlerinizi, doğru diye satmayın.
Kurbanda milletin, yarasını kanatmayın.

02.03.2001

Osman Karahasanoğlu

325- Kurban- 2006=>2007-Bayramı

Thursday, September 13th, 2007

325- Kurban- 2006=>2007-Bayramı

Yine geliyor dostlar yürek ağrım yılbaşı,
Dert doğuran tablolar bende olur gözyaşı.

Gelen yıl karşılanır,sanki bir şey getirir,
Gidense ömrümüzden çok şey alıp götürür.

Süslü çam eşliğinde masalar kurulacak,
Gelen günahsız yıla sarhoşluk sunulacak.

Servetler ırmak olup şişelerden akacak,
Doldurulan kadehler şereflere kalkacak.

Ben kadeh kaldıramam böyle şana,şerefe,
Tuza,ekmğe,suya muhtaç iken Şerife.

Yılbaşı,Noel değil Meryem Oğlu İsa’nın,
Zaten Dinimiz’de yok,eser değil Musa’nın.

Öyle ise söyleyin, kahrolası bu illet,
Hangi parlak kültüre,hangi kafaya hizmet?

Zevk-sefaya gelince bakılmaz üçe,beşe,
Huzur,neşe kaybolur,yardım girince işe.

İki yol var ortada,biri batıl,biri hak,
En doğru olanını seçecek sensin ancak.

Bu yılın yanlışları yeni yıla dolmasın,
Sakın Kurban Bayramı zevke kurban olmasın.

Nazım İnce

Sitemli Kurban Bayramı

Thursday, September 13th, 2007

Sitemli Kurban Bayramı

Beni bu bayram ağlattın ya anne, diyorsun.
Sanki ben üzülmedim güldüm mü, kızım?
Bu kadar uzun tatil gelmez bir daha.
İşte gönül bu, gelirsin diye umuyor kızım.
Koca yıl çalışıyorum, tatilde dinlenicem diyorsun.
Sende haklısın kendince ne diyeyim be kızım?
Birde kendini koy bakalım benim yerime, ne dersin hıı?
İnsan ektiğini biçermiş diyorlar, ama yanılıyorlar.
Annemsiz bir bayramı, yeni yılı yaşamadım ben.
Ben öyleydim, sizde benim gibi olun diyemem.
Ama, Allah kahretmesin,
Gönül bu, gene de umuyor kızım.
Ne yaparsın gönül bu işte,
Umuyor kızım, umuyor kızım.

Münevver Şenol

Kurban Bayramı

Thursday, September 13th, 2007

Kurban Bayramı

Şu güzel bayram
Herkesi sevindirir
Göçmüş olanları da anarız acıyla
Özlemle…
Sevindirir genelde
Bazen üzer ama kurbanlar kesilir
Çocuklar üzülür kesilen kurbana
Dinin gereği der avunuruz
Dini görev işte…

16.07.1997 doğumlu olarak, sanırım sitenin en genç şaiiriyim.

Batuhan Berk Duran

Kurban Bayramı Arafesinde

Thursday, September 13th, 2007

Kurban Bayramı Arafesinde

Geldi! kutsal seslenişleriyle yine arafe!
Kardan soğuk, ateşten baskın!

Arefe ağlar, ben yanarım…

Kartal kanatlarını açtı gönlüm,
Oturdum şahlanmış gövdesine,
Haydi! dedim, öptüm boynundan.

Uçtuk; yağmur, kar,tipi, fırtına diyarından,
Yükselip ağıt yakan bulutların arasından.
Aştık engin denizleri,
Vardık mis kokularına Anavatan’ın;
Ezan sesleri süslerken,mavi gelinlikli gökleri,
Durduk, seyre daldık;
Kıble’ye yöneldi yürekler,
Saflarda yerimizi aldık, aşk ile tek yürek!

Gördüm canlar!
Beklemedeydi birer kurbanlar.
O ne sabır ve hikmettir ki dostlar!
Gecelerde kalmıştı yakarışlar.
Bayram sevinci miydi bu sessizlik?
Onca ‘meee! meee! ’ ler ilâhileri miydi
Kömür gözlü ciğerlerimin?

Kara gözlü, alaca ve de ak koyunlarımı sevdim ağlamaklı,
Yoktu tek bir direniş!

Sezdim; tir tir titreyen bedenlerini,
Allah adıyla vuruldu boyunları,
Kanları sulara karıştı,
Etleri parçalanıp doğrandı,
Dağıtıldı sokak sokak.

Çoğu buzdolaplarında saklandı…

Ah be gülüm!
‘Al gülüm! Ver gülüm! ’ geldi gitti bucak bucak,
Bayramlıklar giyildi,
Eller öpüldü,
Çocuklar sevindirildi güya!
Köprü altları inliyordu oysa! ! !

Odalar çatlıyordu kahrından,
Yaşlısı, fakiri, kimsesizi ve hastasını taşımaktan.
Kurban kokuları yakıyordu damaklardan ciğerleri,
Beklediler… Umutlandılar…
Açılan elleri deldi gökleri iniltilerle,
Duymadılar, duyamadılar yerdekiler,
Ahhh be canımmm! ! !

Bayram sevinci sarmıştı gönülleri,
Öylesine keyifli, öylesine ilgisiz,
Bîhaber ağıt yakan göklerden;
Sofralar kuruldu,
Kavurmalar sunuldu zenginden zengine,
Diller süslü püslü döküldü,
Bayramlar övüldü,
Zikredildi cömertçe(!) Yaradan…

Bir döngüdür devridaim,
Döndü de döndü;
Kartalım iki büklüm,
Ruhum yıkık dökük,
Başım yana düştü,
Bayramsa çoktaaan hüzne döndü,
Bilemediler, göremediler gülüm! ! !

Ah be canlar!
Kızmayın can dostlar!
Gördüm, bildim, dinledim, dertlendim…

Yoksulların yakarışlarıdır bu kez,
Kurbanlıkların yerine geçen!
Ahhh! lar yükselmekte dillerden göklere,
Beni seni bizleri tarumar eden…

Onlar ki;
Kul sandılar kendilerini,
Gözleri âmâ, kulakları sağır,
Yediler, içtiler gönüllerince,
Bayramı küstürdüler, bilemediler…

Ah be dostlar!
Canlar! Arkadaşlar!
Yine aldandı onca benler!
Düşünemediler… Çözemediler…

Bayram kederlendi, dellendi;
Yoldu saçını, dağladı bağrını,
BEN’İM gibi…

*******************************************************
Saygıdeğer şair/e dostlarım,

Bir ay kadar şiirlerinizi, o birbirinden güzel ve anlamlı duygularınızı okuyamayacak, paylaşamayacağım. Ara sıra olan zaman boşluklarında ise ancak bir iki şiir okuma fırsatım olabilecek.

Karşılıklı paylaşmak, destek vermek beni mutlu ediyor. Sizler için de öyle olduğunu biliyorum.

İslerimi düzene koyar koymaz yine aranızda olacağım insallah. Antoloji sayesinde gerçek dostlar kazandım. Dileğim; tüm güzellikler hepimizin yaşamını doldursun.

Dost yürekten dost yüreklere selâm olsun!

Kurban Bayramı hepimize kutlu, insanlık için hayırlara vesile olsun.

Günlerimiz aydınlık olsun, gönüllerimiz huzur bulsun.

Sonsuz sevgi ve saygim sizlere yol bulsun.

Şükran Günay :)
Şükran Günay

Bu gün şeker bayramı

Thursday, September 13th, 2007

Bu gün şeker bayramı

(kız çocuğu)
Kırmızı rugan pabuçlarım
Para dolu avuçlarım
Şeker dolu avurtlarım
Bu gün şeker bayramı

(Irak’lı erkek çocuk)
Benim yok pabuçlarım
Yalın ayak ayaklarım
Kan doldu avuçlarım
Bu bando sesi değil
Karıştı sokaklarım
Ben Iraklı bir çoçuğum
Patlayan bombalarla
Sağır oldu kulaklarım
Bu gün ne bayramı

(kız çocuğu)
Büyüklerim şöyle diyor
Ateş düştüğü yeri yakarmış
Duydumki ülkende savaş varmış
Dünyada en kötü şey savaşmış
Gel biz and içelim
Kardeşlik için yemin edelim
Savaşmayıp bayramlarda eğlenelim

Yüksel Nimet Apel