Adınızın Baş Harfine Göre Aşk Durumunuz

August 23rd, 2007 by admin

Adınızın Baş Harfine Göre Aşk Durumunuz

İsminizin baş harfine göre aşk tahlili yapıldığını biliyor muydunuz? A’lar romantik, Z’ler ise aşk acısı çekiyor.

A
İlla da ilişkilerinizde romantizm diye tutturduğunuz
söylenemez! Daha cok aksiyonla ilgilisiniz. Hareket lazım size, hareket. Üstelik uğraştığınız her şeyde. Flört edecek kadar sabırlı değilsiniz. Ama dobralığınıza söyleyecek hiçbir şey yok. Eşiniz çok çekici olmalı. Özellikle fiziksel yönden. Çünkü bir şehvet düşkünü olarak siz buna çok önem verirsiniz.

B
Duygusallık ve romantizm sizin özelliğiniz. Mum ışığında
yemek, ay ışığında yürümek sizin için ideal. Sevgiliniz size hediye almak zorunda çünkü bu tür numaralardan hoşlanıyorsunuz. İradeniz çok kuvvetli. Özellikle seks konusunda. Ama sevginizi ifade etme kabiliyetiniz muazzam.

C
Sosyallik paçalarınızdan akıyor. Siz flörtsuz de duramazsınız.
Sevgiliniz yandı her an yanınızda olmak zorunda. Tamam duygulu ve duyarlısınız ama seks de önemli değil mi? Biraz bencilsiniz, ne ayıp, sanki eşiniz, sevgiliniz size tapmak zorunda! Seksi sevmenize rağmen çok uzun süre hayatınızda seks olmadan yaşayabilirsiniz.

D
Kafaya takmaya görün!
Onu mutlaka elde edersiniz. İmkansız olsa bile kolay kolay vazgeçmezsiniz. Yardımseverliğin bu kadarı da fazla. Populerliğinizin kaynağı da bu. Sıfatlarınız şunlar: Seksi, sadık, kıskanç ve bencil.

E
Seks sizin icin zevkten daha öte bir şey!
İş, stres, para, dış etkenler seks hayatınızı olumsuz yönde kolayca etkileyebiliyor. Ama herşeye rağmen asla seks duygunuzu tamamen kaybetmiyorsunuz. İhtiyacınız sürekli ilgi. Allah kolaylik versin.

F
İdeal sevgili, ideal romantik.
Sevgilinizi ilahlaştırıyorsunuz. Üstelik bundan zevk alıyorsunuz. Dışarıdan gösteriş düşkünü olarak görülebilirsiniz ama içinizde sıcak ve romantik bir insan var. Umarım peşinde koştuğunuz ideal sevgiliye ulaşırsınız.

G
Sizin için söylenecek iki sözcük:
Müşkülpesent ve ayrıntıcı. Biraz özentisiniz. Statüsü sizden yüksek insanlarla ilişki kurmaya bayılıyorsunuz. Ayrıca bir özelliğiniz daha var, erotizmin zirvesine nasıl ulaşabileceğinizi iyi biliyorsunuz.

H
Sürekli bir arayış içindesiniz.
Üstelik ne aradığınızı da biliyorsunuz: Sizi her yönden zenginleştirecek bir partner. Onun için herşeyi yapabilirsiniz. Ama buna yatirim gözüyle yapmanız iyi değil. İtiraf edin. Bazen yapıyorsunuz!

I
Sevilmek icin yaratılmış birisiniz.
Sevgilinizin size tapması için her şeyi yaparsınız. Ama unuttuğunuz birşey var, herşeyi hep ondan bekliyorsunuz. Bu kadar çabuk kırılmanızın nedeni bu. Sizin için aslolan güven duygusudur. Seks ise sadece doyurulması gereken bir ihtiyaç.

J
Müthiş bir fiziksel enerjiniz var.
Sevişirken hiçbir güç sizi durduramaz. Partnerinizin yorulması hariç! Sizin için karşı cinsle ilişki bir meydan okuma. Romantik olduğunuz söylenebilir ama sizi asıl ilgilendiren baştan çıkarmak. İdeal aşka inanıyorsunuz. İşiniz kolay değil.

K
Ketum ve utangaçmış gibi görünüyorsunuz ama son derece şehvetli ve duyarlı bir insansınız.
Ama bunu kimseye çaktırmıyorsunuz. Ticari kabiliyetlerinize maşallah. Bu isin bütün ayrıntılarına hakimsiniz. Ciddi görüntünüz insanlarda çekingenlik yaratıyor. Aldatmaktan ve aldatılmaktan nefret edersiniz.

L
Ask sizin icin tutkuyla eşdeğer.
Sevilmekten çok sevmeye önem veriyorsunuz. Birine bağlanmak sizin için çok değerli. Aşk konusunda her
alanda başarı garanti. Bu yüzden biraz maymun iştahlısınız. Yeni tatlar deneme potansiyeline sahipsiniz. Tuzlu mu, tatıi mı, ekşi mi? Sevgilinizin işi zor çünkü entelektuel olmak zorunda.

M
Cok duygusalsiniz.
Çok ama. Bir ilişkiye girdiğinizde tüm benliğiniz eriyip gidiyor. Seks özgürlüğüne inanıyor gibi görünseniz de, lafta, doğru değil. Fantezileriniz ve seksüel enerjiniz tükenecekmiş gibi durmuyor. Birlikte olduğunuz insanı çocuk gibi koruyup, kolluyorsunuz. Ama onun bundan sıkılabileceğini hiç düşünmüyorsunuz.

N
Sizi yakından tanıyanların asla inanmadığı iki sıfatınız var:
Masum ve çekingen. Bu sadece dış görünüşünüz. Son derece aldatıcı. Seks konusunda çok yeteneklisiniz. Sekste tekdüzeliğe asla tahammülünüz yoktur. Maalesef mükemmeliyetçisiniz bu yüzden de sizin standartlarınıza uygun birini bulmanız çok zor oluyor.

O
Oooo sekse cok duskunsunuz!
Ama biraz da çekingensiniz. Enerjinizi başka alanlara yönlendirmeniz bu yüzden. Para ve güç sizin icin çıkış yolu.
Düşkün olmanıza rağmen seksi ciddi bir iş gibi görüyorsunuz, karşınızdakini de seksüel bir obje gibi. Bu yüzden itirazlar geliyor.

P
Sizin için hayatın anlamı sosyal statü.
Biriyle birlikte olabilmeniz zor. Çünkü eli yüzü düzgün olmayan biri sizin statünüzü düşürür. Üstelik çok da zeki olmaıi çünkü siz tartışmadan duramazsınız. Bu sizin için bir ihtiyaç!

R
Birlikte olmak icin en iyisi kendinizi kopyalamanız olurdu.
Çünkü sizin tıpkı kendiniz gibi birine ihtiyacınız var: Entelektüel ve zeki.akıl sizin için fiziksel güzellikten daha önemli. Ama bu seksin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Eşiniz yatakta etkili değilse, ögretmekten zevk alırsınız.

S
Gevezesiniz. En büyük zevkiniz konuşmak.
Eşiniz dinlemekten hoşlanmıyorsa yandınız. Eş değiştirmek zorundasınız. Çünkü konuşmak sizin için bir ihtiyaç. Hayatınızdaki herşey derli toplu olmalı. Uyumsuzluk ve karmaşadan nefret ediyorsunuz. Siz herşeyi kontrol etmek istiyorsunuz. Çok flört ediyorsunuz. Sizin için flört seksten önemli. Ama bir kere kalbinizi kaptırmaya görün, dünyanın en sadık insani oluverirsiniz. Size uygun sevgili bulamazsanız, iyi bir kitapla da idare edebilirsiniz.

T
Tam bir romantik.
Aska düşkünsünüz. Flört için ideal bir tipsiniz. Aşık olduğunuzda romantiksiniz ve bu yüzden de kırılgansınız. Ufak bir aksilik ayaklarınızın yere basmasını sağlar. Anında gerçekci olursunuz.

U
Tam bir paradoks.
Aşık olduğunda gerçekci, aşık olmadığı zamanlarda aşka aşık bir tip. Her zaman değer verecek birini arar. Sevmek
için yaratılmıştır. Sevgilisini herşeyin üzerinde tutar.

V
Sizden adam olmaz
Her zaman özgürlük ve heyecan peşindesiniz üstelik gizemli insanlar ilginizi çekmek ne kelime, sizi büyüler. Ya yasça büyük ya da küçük insanların peşinde koşarsınız. Bu yüzden bütün ilişkileriniz tehlikelidir.

Y
Bağımsızlık, sloganınızdır.
Biriyle olmanız zor, haliyle. Her zaman kendinizi ispatlamak zorundasınız. Özellikle sevgilinize karşı. Ya o da kendini ispatlamaya kalkarsa? Ama Allah için son derece açık ve çekici bir insansınız. Sekse önem veriyorsunuz. Ama para daha önemli. Ne ayıp!

Z
Aşkın acı çekmek olduğunu artık biliyorsunuz.
Samimi, hassas, duygusal ve hayalperestsiniz. Başı dertte olan insanlar icin, sizden daha iyi biri bulunamaz. Üstelik her zaman da sevgilinizin kurtarıcısısınız. Ama paylaşmaktan çok hoşlanmıyorsunuz. Özel hayatınızı, sırlarınızı kendinize saklıyorsunuz. Belli olmasa da seksi seviyorsunuz. Evlenmek zorundasınız yoksa yapamazsınız.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/astroloji/6767077.asp?gid=219

Sinan Aydemir

Kadınları Üzecek Karar

August 23rd, 2007 by admin

Kadınları Üzecek Karar

Yargıtay, ev kadınlarını üzecek bir karara imza attı. “Kadının yemek, temizlik yapması ve çocukların bakımını üstlenmesi, mal edinimine katkı sayılamaz” kararı veren Yargıtay, yerel mahkemenin boşanan kadının “evlilikte edinilen mallardan katkı payı” alması kararını bozdu.

FATMA A. ve Mehmet A. çifti, şiddetli geçimsizlik nedeniyle karşılıklı boşanma davası açtı. Davaya bakan Ankara 5. Aile Mahkemesi, boşanma kararı verdi. Hakim Şerafettin Şanver, evlilik sürecinde edindikleri mallardan katkı payı talebinde bulunan Fatma A’nın bu talebini de uygun buldu. Hakim Şanver, evlilik sürecinde alınan ev ile otomobilden kadına belli bir oranda katkı payı verilmesine karar verdi.

YARGITAY BOZDU

Ancak davalı koca Mehmet A. kararı “katkı payı” yönünden temyize götürdü. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi dosyayı inceledikten sonra yerel mahkemenin kararının bozulmasına karar verdi. 2. Hukuk Dairesi’nin, ev kadınlarının ev işleriyle uğraşmalarının mal edimine katkı sağlamayacağı sonucuna vardı. Yargıtay kararında şöyle denildi:

“Dinlenen tanıklar, davalı kadının 2000 yılında hediyelik eşya yapıp sattığını, zaman zaman da temizliğe gittiğini ifade etmişlerdir. Davacının davalıya ait evin ve otomobilin edinilmesine katkıda bulunduğuna ilişkin bir beyan ya da delil bulunmamaktadır. Kadının ev kadını olarak evin yemek, temizlik gibi işlerini yapması ve çocukların bakımını üstlenmiş olması, Türk Medeni Kanununun 227. maddesi anlamında katkı sayılamaz. O halde isteğin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Sonuç olarak, hükmün yukarıda gösterilen sebeple bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.”

Yargıtay’ın bozma kararının ardından dosya yeniden Ankara 5. Aile Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme, önümüzdeki günlerde dava ile ilgili kararını verecek. Mahkeme kararında direnirse son sözü Yargıtay Genel Kurulu söyleyecek.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6847220.asp?gid=180

Sinan Aydemir

Derimiz Neden Yaşlanır?

August 23rd, 2007 by admin

Derimiz Neden Yaşlanır?

Araştırmalar derimizin genetik yani içsel ve çevresel faktörlerle ilişkili olarak yaşlandığını gösteriyor.

Genleriniz yaşlanma sürecinizin hızını belirler. İçsel yaşlanma doğal yaşlanma süreci olarak da tanımlanabilir. Bu, yirmili yaşların ortasından başlayarak ilerleyen bir süreçtir. Cilde güç ve esneklik sağlayan yapı taşlarından kolajen ve elastin sentezi azalır. Cildin doğal yenilenme hızı yavaşlar.

İçsel (Genetik) Yaşlanma
İçsel yaşlanma sonucunda deride şu belirtiler ortaya çıkar;
İnce kırışıklıklar,
İnce ve saydam deri,
Destek yağ dokusu kaybı sonucunda yanaklarda ve göz kenarlarında çökmeler,
El üzeri ve boyunda elastikiyet kaybı, sarkma,
Deri kuruluğu ve kaşıntı,
Saç renginde grileşme ve beyazlama,
Saç kaybı,
Menopoz sonrası istenmeyen tüylerde artış,
Tırnaklarda incelme.

Dışsal (Çevresel) Yaşlanma
Dışsal faktörler genetik yaşlanma sürecini hızlandıran etkenlerdir. En önemli dışsal etken güneş (ultraviyole) hasarıdır. Bunun yanı sıra tekrarlanan mimikler, yerçekimi, uyuma şekli ve sigara da yaşlanma sürecini etkilemektedir.

Güneş
Güneşe bağlı yaşlanma ya da dermatolojik tanımla ‘foto yaşlanma’, yıllar içinde kronik hasar şeklinde karşımıza çıkar. Hücresel DNA yapısı zarar görür. Cildin kendini yenilemesi yavaşlar. Kolajen parçalanır ve kolajen sentezi bozulur. Güneş, elastin yapısına da zarar verir. Deri elastikiyeti belirgin şekilde azalır.

Günlük olarak güneş koruyucusu kullanılmadığında yıllar içinde biriken güneş hasarı deride;
Çillenme artışı,
Yaşlanma lekeleri,
Yüzde kılcal damarlanma,
Deride kabalaşma ve sarkma,
İnce kırışıklıklar,
Aktinik keratoz (deri kanseri öncüsü olarak kabul edilen kalın, kabuklu, pembe-kırmızı oluşumlar)
Deri kanseri oluşumu şeklinde görülebilir.

Güneşe bağlı deri yaşlanmasını belirleyen faktörler:
1) Deri rengi ve derideki melanin miktarı,
2) Kişinin uzun süreli ya da şiddetli güneş ışığına maruz kalmasıdır. Beyaz ciltli kişiler güneş hasarına ve güneşe bağlı yaşlanmaya daha yatkınlardır. Solaryum da foto yaşlanmayı hızlandırmaktadır.

Sigara
Sigara kullanımı vücudumuzda genel yaşlanma sürecini hızlandıran biyokimyasal değişikliklere neden olur. On yıldan uzun süre günde ortalama 10 sigara içen kişilerde deri yaşlanması hızlanmıştır. Sigara dumanı derimizi besleyen damarları daraltır. Oksijen ve A vitamini gibi gerekli besinlerin deriye ulaşmasını azaltır. Sigara, kolajen ve elastinin yapısını da bozar. Sonuç olarak cilt erken sarkar ve kırışır. Sigara içerken kullanılan mimikler de kırışıklık oluşumu arttıran etkenlerdir.

Mimikler
Mimikler, uzun vadede ince çizgi ve kırışıklıklara neden olurlar. Mimik yaptığımızda yüz kaslarımızı kullanırız. Bu sırada deride geçici çizgilenmeler oluşur. Yıllar içinde cildimiz esnekliğini yitirdiğinden, her gün tekrarlanan mimikler sonucunda yüzeyde kalıcı kırışıklar meydana gelir.

Yer Çekimi
Yer çekiminin derimizdeki olumsuz etkileri yıllar içinde artar. Ellili yaşlarda cildin esnekliği belirgin olarak azalır. Yer çekimine bağlı olarak burun ucu düşer, kulaklar uzar, gözkapakları sarkar, üst dudak incelirken alt dudak belirginleşir.

Uyuma Pozisyonu
Yüzünü yastığa dayayarak uyuyan kişilerde yıllar içinde kırışıklıklar oluşur. Kadınlarda sıklıkla yanak ve çenede, erkeklerde alın bölgesinde görülürler. Sırtüstü uyuyan kişilerde yastığa bağlı kırışıklıklar oluşmaz.

SAĞLIKLI VE GENÇ GÖRÜNÜM İÇİN
Genetik yaşlanma sürecinizi durdurmak ya da yavaşlatmak olanaksızdır ancak, güneşten korunmak, sigara içmemek ve mimik yapmayı azaltmak erken yaşlanmayı önleyebilir.

Dermatoloji uzmanlarının güneşten korunma önerileri;
Bronzlaşmaya çalışmayın ve solaryum’ a girmeyiniz.
Saat 10-16 arasında güneşe çıkmayınız.
Gün içinde geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü ve uzun kollu beyaz giysiler giyininiz.
Yıl boyunca düzenli olarak güneş koruyucu kullanınız. Güneş koruyucunuz UVA ve UVB filtreleri ve minimum 15 koruma faktörü içermelidir. Güneş koruyucular dışarı çıkılmadan 15 dakika önce uygulanmalı, terleme ya da suyla temas sonrası tekrar sürülmelidir.

Tedavi seçenekleri nelerdir?
Görünür belirtilerin azaltılması için Botox ve dolgu maddeleri injeksiyonu, lazerle cilt yenileme, kimyasal soyma, mikrodermabrazyon, mezolifting gibi işlemler yapılabilir, plastik cerrahi girişimlerden faydalanılabilir. Kişinin deri özelliklerine uygun dermatokozmetik ürün kullanımı tedavi başarısını arttıran bir faktördür. Deri yaşlanma belirtilerinin giderilmesinde ve doğru ürün seçiminde dermatoloji uzman görüşü alınmalıdır.

Kaynak: http://www.kanalturk.com.tr/haber.php?haber_id=21299

Editör - Selin Özün

Erkeklerin dilinden konuşun

August 23rd, 2007 by admin

Erkeklerin dilinden konuşun

Kendi kendinize kuruntu yapmaktan vazgeçmek ve onun dilini öğrenmek istiyorsanız işte ipuçları…

Erkekler çevremizde sürekli var olan ama anlayamadığımız evrensel bir dil kullanıyor. Zaman zaman bizi zorlayan “Erkekçe”, sözcükler değil bakışlar, mimikler ve jestler üzerine kurulu. Peki, bu dili bilmek ne işimize yarayacak?

“Bir lisan bir insandır” derler. İnsanlık kapasitemizi genişletmek için hepimiz en azından bir yabancı dili konuşmaya gayret ediyor, birini biliyorsak hemen ikincisini öğrenmeye başlıyoruz. Kısacası, dil öğrenmek hepimiz için kendimizi geliştirmenin ilk koşullarından biri.

Erkekçeyi kadıncaya tercüme edin

Farklı milletlere ait bütün yabancı dillerden başka bir lisan daha var ki, biz kadınlara hem çok yakın, hem de çok uzak: Erkekçe. Bu dili hangi milletin konuştuğunu hemen anlamışsınızdır. Çevremizde sürekli var olan ama genelde anlayamadığımız evrensel bir dil bu. Sözcükler üzerine değil, bakışlar, mimikler ve jestler üzerine kurulu. Peki, bu dili bilmek ne işimize yarayacak dersiniz? Dil, iletişimin en önemli aracı olduğuna göre “Erkekçe”yi öğrenerek erkeklerle çok daha kolay iletişim kurmamız, hangi davranışlarının ne anlama geldiğini keşfederek onlara daha yakın olmamız mümkün.

Ayrıca farklı karakterlerde erkeklerin kendilerine has jestleri olduğu da kesin. Onlarla ilgili belli hedeflerimiz varsa unutmayalım ki, amaca giden yol araçtan geçiyor, işte, belli başlı erkek tipleri ve verdikleri sinyallerle bize anlatmak istedikleri…

Bay sadık

Sinyal: Başını hafif yana ve aşağıya eğerek bakıyor.

Anlamı: Kahverengi gözleriyle attığı ceylan bakışıyla sizi kıvama getirmek niyetinde… Bu jesti aynada uzun süre çalıştığından emin olabilirsiniz. Duruşu kırılganlığını, teslim oluşunu ve size güvendiğini gösteriyor. Aynı güveni sizden de beklediğini ve sadık bir partner olacağını anlatmak istiyor. Duygularınızı ifade etmek için yanıp tutuşuyorsanız, buyrun ama ateşli geceler için gereken dayanıklılığı onda bulamayabilirsiniz.

Bay züppe

Sinyal: Parmaklarını durmadan saçlarının arasından geçiriyor.

Anlamı: Önceden planladığı ve sizi etkilemek için acımasızca uyguladığı bir taktik… Bir kadında dudaklarını yalama, göz süzme ya da kırıtma ne anlama geliyorsa Bay Züppe’de de saçlarıyla oynamak aynı anlama gelir. Ona bir iyilik yapın ve ne olursa olsun egosunu yüceltin yoksa bunu anında bir başka kadın yapar.

Bay koruyucu

Sinyal: Omuzlarını kabadayı gibi kaldırıp hafifçe öne doğru eğilerek yürüyor.

Anlamı: Onu nasıl böyle büyülediniz bilemem ama koruma içgüdüsünü harekete geçirdiğiniz kesin. Bu maço karakter, sizi kanatlarının altına almak ve seksi bir kadının tek sahibi olduğunu çevresine göstermek istiyor. Sizinle ilgilendiği belli ama çevrenize duvar ören tutumunu ne kadar ileri götüreceği ve bunun ne kadar hoşunuza gideceği tartışma konusu…

Bay kafası dağınık

Sinyal: Sürekli cep telefonuna ya da sigara paketine saldırıyor.

Anlamı: Start verildi. Bakıştınız ve hatta birbirinize gülümsediniz ama bir türlü gerisi gelmiyor. Yanınıza gelmek yerine durmadan telefonla bir yerleri arıyor, sigara üstüne sigara içiyor. Paniğe kapılmayın. Bu, sizden etkilenmediği değil, sadece atacağı adımları planladığı anlamına geliyor. Kararlı olup ilk adımı siz atın. Hamleniz onu da harekete geçirecektir.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/kadin/6802365.asp?gid=159

Aldatılmanın İşaretleri

August 23rd, 2007 by admin

Aldatılmanın İşaretleri

‘Acaba sevgilim beni aldatıyor mu’ diye paranoya olduysanız bu işaretlere dikkat edin…Kadın

Artık sizinle fazla ilgilenmiyorsa…
Bir zamanlar, her yaptığınız ve her söylediğinizle ilgilenirdi. Ancak birden bütün bunlar önemsiz olmaya başladı. Sadece hatalarınızı kabullenmiş ve sizi olduğunuz gibi kabul etmiş olabilir, ancak yepyeni biriyle tanışmış da olabilir.

Farklı kokuyorsa…
Sevgiliniz birden yeni bir koku kullanmaya başladıysa korkmayın. Ancak giysilerinde ve vücudunda bir erkek kokusu varsa, şüphelenmeye başlayabilirsiniz.

Yalanlarını yakalıyorsanız…
Eğer açık bir yalanını yakaladıysanız, şüphelenmeye başlayın. Ancak unutmayın, bir kez yalan söylemesi onun her zaman yalan söyleyeceği anlamına gelmez.

Size yaklaşmaktan çekiniyorsa…
Birdenbire sevgili yerine arkadaş gibi davranmaya başlaması, başka biriyle ilgilenmeye başladığının sinyali olabilir.

Yepyeni bir görünüme büründüyse…
Birden farklı giysiler giymeye ve sürekli kuaföre gitmeye başladıysa, şüphelenmeye başlayabilirsiniz. Bütün bunları yeni bir işe başladığı için yapıyorsa, fazla korkmanıza gerek yok. Ancak yeni bir işe başlamadıysa ya da bu değişiklikleri sizin için yapmıyorsa, tehlike sinyalleri çalıyor demektir.

Sağlığına birdenbire daha fazla önem vermeye başladıysa…
Sürekli spor salonuna gidiyor, daha sağlıklı yiyecekler yiyor ve kısa zamanda kilo vermeyi amaçlıyorsa, daha dikkatli olun. Bunları sadece sizin için yapıyor olabilir. Ancak spor salonundan dönüp duş aldıktan sonra nereye gittiğini size söylemiyorsa, şüphelenmeniz için iyi bir nedeniniz var demektir.

İş saatleri uzamaya başladıysa…
Terfi etmediyse ya da çok önemli bir proje üzerinde çalışmıyorsa, iş saatlerini uzatmasının arkasında bambaşka bir nedeni var demektir. Ya sizinle bir sorunu var ya da başka biriyle ilgileniyor olabilir.

Sürekli yeni iş arkadaşından bahsediyorsa…
Konuştuğu her şey yeni iş arkadaşıyla ilgiliyse, ancak bu adamı siz bir türlü etrafta göremiyorsanız, size onunla ilgili bazı şeyleri anlatmıyor olabilir. Tehlike sinyalleri çalıyor, dikkat…

Sizi ailesinden uzaklaştırıyorsa…
Bir zamanlar sizle tanıştırmak için can attığı ailesini sizden uzak tutmaya başladıysa, bazı hatalarını onların arkasına saklıyor olabilir.

Birden saldırgan ve paranoyak olduysa…
Durup dururken her söylediğinizi yanlış anlıyorsa… Ona sorduğunuz en ufak soru bile kavgaya dönüşüyorsa… Bazı telefonları cevaplamaktan kaçınıyor, size garip sorular soruyorsa… Artık onunla oturup her şeyi açıkça konuşmanız, ikiniz için de en iyisi olacaktır.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/kadin/6862360.asp?gid=159

Yargıtay, Savurgan Eşin ‘Kısıtlanması’na Karar Verdi

August 23rd, 2007 by admin

Yargıtay, Savurgan Eşin ‘Kısıtlanması’na Karar Verdi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinin savurganlığı nedeniyle geçim sıkıntısı çektiklerini iddia ederek eşinin ‘kısıtlanması’nı isteyen kadının açtığı davanın kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.

Konya 2. Aile Mahkemesi’nin verdiği kararı bozan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşi ve çocuklarına bakmayan, savurganlık yaparak mal varlığını tüketen kocası hakkında ‘kısıtlama’ kararı verilmesi talebiyle açılan davanın kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.

Konya’da yaşayan S.P., eşinin, emekli maaşını dışarıda alkole yatırdığını, babasından kalan gayrimenkulleri tek tek satarak tatile gittiğini, akraba ve arkadaşlarına gereğinden fazla hediyeler aldığını öte yandan çocuklarıyla ve kendisiyle ilgilenmediğini belirten kadının açtığı dava Konya 2. Aile Mahkemesi tarafından reddedildi.

Mahkeme, S.P.’nin eşinin akıl sağılığının yerinde olduğunu, bu nedenle hakkında bir ‘kısıtlama’ kararı alınmasının söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddedilmesine karar verdi. Mahkemenin kararını temyiz eden S.P., eşinin kısıtlanması konusunda direndi.

Davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mahkemenin red kararının bozulmasına hükmetti. Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesine atıfta bulunan Yargıtay kararında şu görüşlere yer verdi:

“Eşinin savurganlığı ve kötü yönetimi nedeniylede davalının kısıtlanması istenmiş davalının tasarruflarının kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığı Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde belirlenip tespit edilmemiştir. Vesayet makamınca yapılacak iş; elden çıkarılan mal varlığı değerleri ile kalan mal varlığı değerlerinin gerçek değerini tespit etmek sonucuna göre TM K.nun 406. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek bir karar vermekten ibarettir.”

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/kadin/6876463.asp?gid=159

İşte Erkeğin Kadından Farkı

August 23rd, 2007 by admin

İşte Erkeğin Kadından Farkı

Kadınlar ve erkekler arasında 45 temel fark olduğunu biliyor muydunuz?

Ergenlik sivilcesi: Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına, dolayısıyla da sivilceye neden olur.

Vücut kokusu: Erkeklerin vücut kokusu kadınlardan çok daha güçlüdür.

Saldırganlık: Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır. Buna karşılık kadınlar kelimelerle saldırır ve savaşırlar.

Spor: Spor konusunda erkekler kadınlardan daha hızlıdır ancak kadınlar daha dayanıklıdırlar.

Kan: Erkeklerde 4.5, kadınlarda 3.6 litre kan vardır. Erkek kanı daha koyu kıvamlıdır, bir damlasında 1 milyon kan hücresi vardır. Toplam olarak erkeklerde 1 santimetreküp kanda 5 milyon alyuvar vardır, bu da kadınlara kıyasla yüzde yirmi fazlalık demektir. Erkeklerin tansiyonu da kadınlardan yüksektir: 140/88. Bu değer kadınlarda 130/80′dir.

AIDS: Her dört AIDS hastasından sadece biri kadındır. Nedeni ise kadınların baskın olan X kromozomundan iki tane taşımasıdır. Çünkü bir sağlıklı, bir hasta gene sahip olsalar bile sağlıklı gen hasta gene baskın çıkar ve hasta değil taşıyıcı olurlar. Erkeklerde ise Y geni hastalıklı X genini baskılayamaz.

Yüzme yeteneği: Kadınlar derilerinin altındaki yağ tabakası nedeniyle daha iyi yüzerler.

Yaş dönümü: Kadınlar menopoz döneminde ateş basması, uykusuzluk, şişmanlama, gece terlemeleri ve vajina kuruluğu gibi belirtiler yaşarlar. Erkekler andropoz denen yaş döneminde hemen hemen hiçbir bedensel belirti yaşamazlar.

Vücut ısısı: Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir.
Su: Erkek vücudunun yüzde 60-70′i sudan ibarettir. Kadın vücudundaki su oranı ise yüzde 50-60 arasındadır.

Cinsel organlar: Ana cinsel organlar erkekte vücudun dışında bulunur ve kolayca yaralanabilir. Kadında vücudun içine gizlenmiş olup korunmadadır.

İskelet: Erkeklerin omuzları daha geniş, kolları ve bacakları daha uzun, kemikleri daha ağır, eklemleri de daha büyüktür. Buna karşılık kadınların kalça kemikleri daha geniş, eklemleri daha esnektir.

Ses telleri: Kadınların ses telleri daha kısa olduğundan sesleri daha tizdir.

Vücudun ağırlık noktası: Omuz ve kalça iskeletleri farklı olduğundan, kadınların ağırlık noktası erkeklerinkinden daha aşağıdadır.

Duyu organları: Kadınların işitme ve koklama duyuları daha güçlüdür. Buna karşılık erkekler ışığa karşı daha hassastır. Erkek gözü ayrıntıları daha iyi seçer.

Enerji harcaması: Erkekler hareketsiz halde, vücudun metrekaresi başına ortalama 39,5 kalori yakarlar. Kadınlar ise 37 kalori. Erkeğin günlük kalori ihtiyacı 2700 kalori, kadınınki 2000 kaloridir.

Yağ: Erkeklerde kadınlarınkinin yarısı kadar yağ dokusu vardır. Kadınlarda yağ dokusu vücudun yüzde 27’sini oluştururken, bu değer erkeklerde yüzde 15′tir. Kadın vücudunda erkeklerden 3,5 kg daha fazla yağ vardır. Yağ, erkeklerde karın bölgesinde toplanırken kadınlarda daha çok kalça, baldır ve göbekte yoğunlaşır.

Hastalıklar: Erkekler hayatları boyunca kadınlardan ortalama 40 gün daha az hastalanırlar.

Dirsek: Kadınlar erkeklere kıyasla kollarını dirsekten 6 derece daha fazla açabilirler.

Kromozomlar: Erkek ve dişilerde toplam 46 kromozom vardır. Bunların yarısı babadan, yarısı anneden gelir. Bu 46 kromozomun içinden iki tane cinsiyet hormonu vardır ki; bu erkekte XY, kadında XX olarak bulunur.

Saçlar: Kadınların saçları daha sık ve daha dirençlidir. Saç kökleri iki milim daha derinde olduğu için erkeğinki kadar çabuk dökülmez.

Deri: Erkeklerin toplam 1,8 metrekare, kadınların 1,6 metrekare derileri vardır. Kadını derisi daha ince ve kuru, bu yüzden de daha hassastır. Erkekte ter bezleri ve deri altı yağ bezleri daha fazla olduğundan derisi yağlıdır ve daha çok terler.

Mastürbasyon: Erkeklerin yüzde 93′ü, kadınların yüzde 62’si kendini mastürbasyonla tatmin eder.

Akciğerler: Erkeklerin akciğerleri kadınlarınkinden yüzde 50 daha geniş hacme sahiptir.

Yemek: Aynı kilodaki kişilerden, erkekler kadınlardan daha çok yemek ihtiyacı duyarlar; çünkü metabolizmaları daha hızlıdır.

Antikorlar: Kadınlar daha çok antikor üretirler, bu yüzden de erkeklere kıyasla bakteri ve virüs hastalıklarına daha seyrek yakalanırlar.

Ağlamak: Kadınlar erkeklerden 5 kat fazla ağlarlar. Genellikle de saat 19.00-22.00 arası.

Beyin: Erkek beyni yüzde 14 daha ağırdır. Buna karşılık kadınlarda iki yarım küre arasındaki iletişim daha iyidir.

Dölleyebilme yeteneği: Erkekler ileri yaşa kadar, kadınlar ise menopoza (yaklaşık 50 yaş civarı) kadar dölleyebilme ve döllenebilme yeteneğine sahiptir. Erkeklerde sıcaklığın artışıyla dölleyebilme yeteneği azalır. Kadınların döllenmeye müsait oldukları en uygun olan oda sıcaklığı 17 derecedir.

Safrakesesi taşı: Kadınların yüzde 20’sinde, erkeklerin yüzde 8′inde safrakesesi taşı oluşur.

Kalp atışı: Erkeklerin kalbi daha büyüktür ve daha yavaş çarpar: Dakikada ortalama 72. Bu değer kadınlarda 80′dir.

Gelişme: Buluğ çağına kadar kızlar erkeklerden daha hızlı büyürler (10′a 8 oranında). Erkek çocuklar 14-15 yaşları arasında gelişmeye başlarlar ve 20 yaşına kadar bu büyüme gerçekleşebilir. Kız çocukları en hızlı 12-13 yaşları arasında gelişirken 17-18 yaşında bu gelişme durur.

Sıcaklık duyarlılığı: Kadınlar kalın yağ dokuları nedeniyle soğuğa daha dayanıklıdırlar.

Yaşlanmak: Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanırlar. 55 yaşındaki bir kadın bedensel gücünün yüzde 90′ına sahiptir. Oysa aynı yaştaki bir erkek gücünün sadece yüzde 70′ine sahiptir. 35 yaşındaki bir erkeğin damar sistemi 50 yaşındaki bir kadınınkine eşdeğerdir. Buna karşılık kadında sadece cilt daha ince olduğundan çabuk yaşlanıp kırışır. Kadınlar yaşlanma olayını psikolojik olarak erkeklerden çok daha kolay kabullenirler.

Kaslar: Erkekler kadınlardan yüzde 50 oranında fazla kas gücüne sahiptir. Buluğ çağında erkeklerde kas hücrelerinin sayısı 20 misli, kadınlarda 10 misli artar. Erkekler kadınlardan üçte bir oranında daha güçlüdürler.

Buluğ: Erkekler buluğ çağını 10-15, kadınlar 9-14 yaşları arasında yaşarlar.

Yaşam süresi: Erkeklerin ortalama omrü 71,5 yıl, kadınların 78 yıldır.

Bacaklar: Erkeklerin bacakları daha uzun ve kaslıdır. Bu yüzden kadınlardan daha hızlı koşar, daha uzağa zıplarlar.

Vücut ölçüleri: Erkek ortalama 175 cm boyunda ve 73,5 kg ağırlığındadır. Göğüs çevresi 98,5cm , beli 80,4cm’dir. Kadın ortalama 160 cm boyunda olup 61,2 kg’dir. Göğüs çevresi 90,1; kalça genişliği 96,5 cm; beli 74,3 cm’dir.

Adem elması: Gırtlaktaki adem elması adlı çıkıntı sadece erkeklere hastır.

Solunum: Erkekler dakikada ortalama 16 kez soluk alıp verir. Kadınlar ise dakikada 20-22 kez soluk alıp verir. Her iki cinsin günde soludukları miktar ise aynı olup 12 bin litredir.

Cinsel organda tüylenme: Genital tüylenme, erkeklerde göbeğe kadar çıkarken kadınlarda göbeğin altında yatay bir çizgide biter.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/kadin/6878005.asp?gid=159

Aşıklara ‘Sevgi Sözcükleri

August 23rd, 2007 by admin

Aşıklara ‘Sevgi Sözcükleri

İşte sıcacık yaz günlerinde duygularına yenik düşen aşıklar için en güzel sevgi sözcükleri. Bu sözler karşısında size kimse karşı koyamayacak.

Gil Friedman’ın en güzel aşk sözcüklerini derlediği “Sevgi Sözcükleri-Yürekten Alıntılar” adlı kitap, Dharma Yayınları’ndan piyasaya çıktı.

“Sevgi Sözcükleri-Yürekten Alıntılar” adlı kitapta, aşkın çeşitli hallerini yaşadıkları yoğun duygularla sözcüklere döken, ünlü yazar Balzac’dan devrimci Che Guevera’ya, bir döneme imzasını atan sinema oyuncusu Zsa Zsa Gabor’dan eski ABD Başkanı Benjamin Franklin’e kadar 300’ün üzerinde tanınmış kişinin sevgi ve aşka dair 600’den fazla anlamlı sözü yer alıyor.

Yazar, sanatçı ve düşünürlerin sevgiye ilişkin çok sayıda gözlemlerini dile getirdikleri özlü sözler, okurları kimi zaman gülümsetirken kimi zaman da hüzünlendiriyor.

“GÜZEL VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ SÖZLER”

Yazar Friedman’ın derlediği sevgiye ilişkin güzel ve düşündürücü sözlerden bazıları şöyle:

-Ed Howe: Tabii ki aşk diye bir şey var, yoksa bu kadar çok boşanma olmazdı.

-Che Guevera: Söylemeliyim ki, devrimcinin rehberi sevgidir.

-Anonim: Evlilik Marksizm gibidir, kulağa hoş gelir ama işlemez.

-Bern Williams: Flört ederken kalbimiz o kadar yüksek sesle atar ki, aklımızın sesini duyamayız.

-Elenor Glyn: Aşk, günlük yaşamın tozunu altın rengi bir sise çeviren göz kamaştırıcı bir cazibedir.

-Sofokles: Bizi yaşamın ağır yükünden ve ıstırabından kurtaran tek sözcük sevgidir.

-Jo Coudert: Aşkın aritmetiği tektir. İki yarım bir bütünü oluşturmaz, yalnızca iki bütün bir bütünü oluşturur.

-Anonim: Aşk üçgenlerinin çoğu, enkazgendir.

FRANKLİN, USTİNOV, BACON

-Benjamin Franklin: Evlenmeden önce gözlerini dört aç, evlendikten sonra ise yarı kapalı tut.

-Peter Ustinov: Sevgi sonsuz bir bağışlama oyunudur. Bir alışkanlık haline gelen şefkatli bir bakıştır.

-Francis Bacon: Hem sevmek hem de akıllı olmak imkansızdır.

-Winston Churchill: Benim en parlak başarım, eşimi benimle evlenmeye ikna edebilmiş olmamdır.

-Zsa Zsa Gabor: Boşanana kadar bir erkeği asla gerçekten tanıyamazsın.

-Sophia Loren: Cinsel cazibe, yüzde 50 sizin sahip olduklarınız, yüzde 50 insanların sizde olduğunu düşündüğü şeydir.

-Wolfgang Amadeus Mozart: Ne üstün zeka, ne hayal gücü ne de her ikisi beraber, bir dahi yapmaya yeter. Sevgi, sevgi, sevgi… İşte bu dehanın ta kendisidir.

-Anonim: Evlilik, karınızın nasıl bir erkeği tercih ettiğini öğrenme sürecidir.

-Saint-John Perse: Hiç kimse birini sevmeden önce ölmemelidir.

-Elenor Glyn: Aşk, günlük yaşamın tozunu altın rengi bir sise çeviren göz kamaştırıcı bir cazibedir

-Oliver Wendell Holmes: Erkeğin azmi, kadının kendi yöntemleri vardır.

-Pearl S. Buck: Sevgi sadece büyümesi durduğunda yok olur.

-Anton Çehov: Yalnızlıktan korkuyorsanız eğer, sakın evlenmeyin.

-Fransız atasözü: Aşk zamanın hızla geçmesini sağlar ama hızla geçen zaman aşkı bitirir.

Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/kadin/6964389.asp?gid=159