Archive for March, 2008

ROCK NEDİR? NE DEĞİLDİR?

Saturday, March 8th, 2008

ROCK NEDİR? NE DEĞİLDİR?

Gündemden bunalan arkadaşlar için,

Günümüzde oldukça çoğalan,90 lı yılların pop furyasını anımsatan bir şekilde biraz daha piyasaya yakın şekilde listelerimizde yer bulan,kollektif ya da bireysel sunulan bu eserlerin kulaklarımızda epeyce yer barındırdığı bir gerçek son zamanlar.

Peki rock sadece bi müzik türü mü?;yoksa bi yaşam tarzı mı?.Elbette ilk akla gelenler siyah ve sıklıkça giyilen deri giysiler,abartılı metal takılar,uzun saç ve sakal,koyu makyaj ve daha nice betimsel arayışlar hem geçmişte hem de günümüzde metalci formu olarak akıllarımızda belirmekte.

İş şekilde bitiyor mu?

Rock müziğin doğasında aykırılık asilik çoğunluğun dışında yer alma içine kapanıklık günümüzde kapitalizmin getirdiği ve bize yaşamak zorundaymışız gibi diretilen yaşamı reddetme gibi,süregelmiş gelişmiş özellikleri olsa da rockın en azından günümüzde piyasaya sunulmuş bir av malzemesi olduğunu görmekteyiz.Bu yüzdendir ki;özellikle yerli piyasada bulunan icraatçılar sahnede sarhoş numarası yaparak,sigara içerek taklit saundlarla veya müzikten uzak,karşı olduklarını söyleyip topluma magazin malzemesi yaratarak gazeteci döverek bu felsefeye yakınlıklarını da(!) göstermiş oluyorlar.

Rock bir yaşam felsefesidir. Saç uzatıp rockçı takılmak değildir. Özgür olmak, özgün olmaktır.

Ellerinde döner bıçakları, ardlarında ABD. Yuppie bizi özgürleştirecekler!!!

Saturday, March 8th, 2008

Bir hafta önce Kırıkkale’de üniversite yurdunda bacak bacak üstüne attığı gerekçesiyle bir öğrenci dövülmüş, arkadaşı ise bıçaklanmıştı. Önceki akşam ise kent merkezinde kız arkadaşıyla yürüyen bir üniversiteli döner bıçaklı saldırıya uğradı. Koluna 100 dikiş atıldı. (05/03/2008 - RADİKAL)

Yavaş yavaş geliyorlar… Yavaş yavaş… Ağızlarında “özgürlükçü sloganlarla” baskı rejimi kurmak adına geliyorlar. Kız arkadaşınla geziyorsan taşlanacaksın, kesileceksin demiyorlar henüz. Dillendirmiyorlar bunu, amaçlarını… İmam nikahın yoksa resmi nikah bile olsa dine göre nikahsız sayılacağın için, resmi nikah geçersiz olacağı için, eşinle olan ilişkinin imam nikahın olmamasından dolayı dinen zina olacağı için karşılığında seni RECM(bknz : recm) ederiz de demiyorlar henüz. “Hele ki kız arkadaşın olursa, ohooo kurtuluşun bile olmaz; recm ederiz, olmadı döner bıçağıyla keseriz”, demiyorlar şimdilik… Ama icraatlarına devam ediyorlar. Durmuyorlar, yola devam ediyorlar!!! Üniversite kapılarında ağızlarında sözde “özgürlükçü sloganlar” ellerinde “satırlarla, döner bıçaklarıyla”, türban diye bağıra bağıra geliyorlar. Sonra hazretleri buyuruyor diyor ki : “Onlar bizden değildir. onlar bizim partimizden değildir.” Bunlar sizden değil de, gökten zembille mi indi? Uzaylı mı bunlar? Bir insan yalan söyler, gördük yalan söyleyenleri çokca. Ama bir insan, karşıdakinin gözünün içine baka baka da yalan söylemez sanardık. Meğer söylermiş. Hem de koltuk, makam, temsiliyet, yürütme vs.. farketmeden, hatta KASIMPAŞA ağzıyla söylermiş.

Satırlı özgürlükçüler(!), dinin gereğini yapmak üzere geliyorlar!!

Artık öyle bir hale geldik ki, bir insan çıkıyor ve Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanı olduğunu kameralar önünde rahatlıkla açıklamakta bir mahsur görmüyor. Görmüyor, çünkü karşılığında bir yaptırımla karşılaşmayacağını biliyor. Eee üstelik bir de dokunulmazlık zırhına sahip olunca mahsur göreceği hiçbir şey kalmıyor ortada tabi. Yahu bu BOP ne zamandır değişti de Türkiye’nin menfaatlerini korur oldu. Hem BOP’un eş başkanı, hem de maşşallah ne sorarsak soralım hepsinin garantörü… Cumhuriyetin, laikliğin, Atatürk ilke ve inkılaplarının.. Her şeyin her şeyin… Çok menem bir kişilik, o olmasa bunca şeyin garantörü kim olurdu, halimiz nice olurdu değil mi ama?(!) Aklıma gelmişken sorayım hemen : YAHU BU BOP CUMHURİYETLE, LAİKLİKLE, MİLLİ EGEMENLİKLE, ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARIYLA TERS MIKNATISLANMA YAPMASIN? Haa bir de özgürlükçü ki yeme de yanında yat. Hem de en azılı özgürlükçü. O kadar özgürlükçü ki, “ONLAR VE BİZLER” diye koca bir ülkeyi ayrıştırmakta, düşmanca kutuplaştırmalara sürüklemekte bir sakınca duymayacak kadar, hatta kendi konuşmalarında da “ONLAR VE BİZLER” diye özellikle belirtecek kadar özgürlükçü.

Hatta ve hatta fazlaca özgürlükçü olduğundan olsa gerek, şimdiki anayasamızın yerine konulmasını isteyeceği anayasayı, IRAK’I özgürleştiren AMERİKA’nın onayına sunmadan TÜRK HALKI ile paylaşmakta mahsur görüyor. Üç beş gün sonra “sivil anayasa”, “halkın anayasası” diye ifşa edeceği anayasayı HALK ile paylaşmak yerine ABD ile paylaşıyor. Çünkü, ABD’nin özgürleştirmekteki deneyiminden faydalanmak istiyor. E haklı yani, BOP’un eş başkanı olup da, ABD’nin deneyimlerinden faydalanmamak ne mümkün. El mahkum, FAY-DA-LA-NA-CAK!!!

DURMAK YOK YOLA DEVAM…

ABD’nin istekleri doğrultusunda yazılmış bir anayasa mı istiyorsunuz? O zaman durmak yok, yola devam!!!

BOP’a göre şekillendirilmiş bir ülkeye mi sahip olmak istiyorsunuz? (tabi size bir karış toprak bırakırlarsa) O zaman neymiş efendim? Eveeeett.. DURMAK YOK, YOLA DEVAM!!! Soruyu bilenler kimler bakayım? Kömür, şeker, pirinç vs. vereceğim. Afferim çocuğum.

Özgürleştirilmiş IRAK halkı size selam söylüyor. Neymiş efendim?