Archive for the ‘Acı Mektuplar’ Category

SENSİZLİĞE SİTEM….

Monday, November 19th, 2007

SENSİZLİĞE SİTEM….
En acı yalnızlık,senin verdiğin yalnızlık oluyor,sen yokken bir şey düğümleniyor boğazıma,yutkunamıyorum.Nefes alamıyorum,sıkışıyor kalbim…Bulunduğum yerde yığılıp kalacakmışım ve bir daha hiç kalkamayacakmışım gibi geliyor banaOysa senden öncede yalnız kaldı bu yürek.Gidenlerin bıraktığı tortuyu taşımayı bildi.Bir tek sen böyle caresiz bırakıyorsun beni,bir tek sen yokluğunla beni ölüme taşıyorsun.Ama elini uzattığında değişiyor her şey,,,Yokluğunun dilimde bıraktığı o acı tat,kalbimdeki o ağrı,yüzümdeki o üzgün tavır kayboluyor,,Yüreğim deli bir ırmak gibi cağlamaya başlıyor,,Hiç bitmeyen bir coşkunun içinde buluyorum kendimi.Renklerin güzelliğini yeniden keşfediyorum,her renk’e senin adını veriyorum,,Başka hiç bir duygu sana yakın olmanın,seninle olmanın verdiği hazzı vermiyor bana.Sana ulaşacaksam eğer;hiç şikayet etmeden katediyorum kilometreleri,yolları,,içimdeki tarif edilemez o deli heyecanla aşıyorum.Gördüğümde seni,titriyorum bir yaprak misali sallanmaya başlıyorum.Saklayamıyorum gülüşlerimi,,Sevinc duygusu yüzümden bütün hücrelerime yayılıyor.”NE GÜZEL DİYORUM,,”.”YAŞAMAK NE GÜZEL,,”.Gercekten de öyle..Seninleyken hiç bir şeyden korkmuyorum.Her zorluğa katlanabilecek gucu sen veriyorsun bana…Bir de anlatabilsem sevdamı,,,Yetersiz kalıyorum bu aşkı tarif edecek kelime bulamıyorum.Yaptığım her şeyde,gittiğim her yerde sende oluyorsun.Yinede seni sana şikayet etmekten başka carem yok.Zamansız gidişlerin felc ediyor beni,yapma,,,Böylesine severken seni;yokluğunun acısına dayanmak kolay olmuyor.Hani sen varken tıkır tıkır işleyen zaman,yokluğunda duruyor.Ne gece geciyor,negündüz,,Ne içtiğim suyun tadı var,ne yediğim yemeğin..Günlerce aç kalsam hissetmem.Biliyorum,sitemimdir,doğru..Yokluğunun bu kadar dayanılmaz olduğunu söylemeyipte saklasam kime faydası olacak,,?Her zaman duyguların açıkca ifade edilmesinden yana olan ben bunu saklayabilirmiyim ki,,,???GİTME YAR..!Sensizliğin o korkunç girdabında tek başıma bırakma beni.SENİ YAŞAMAK İSTİYORUM,SENİ,,,Ve senden başka hiç kimse kandıramayacak beni… ”Düşünmek bazen yanında olmaktan daha fazla zevk verir insana…Özlem duyarsın,hasret çekersin,değer biçersin,,Kısacası ”SENİ SEVİYORUM..!,,dersin o seni duymadan………Saygılarımla………..Seni sensizde seven….Arda

çok özel şahsa

Monday, November 19th, 2007

çok özel şahsa
Ben aşkımı tek başına yaşamaktan bıktım usandım artık..
Doğrularımı kabullenecek,hatalarımı gösterecek
Ve bu hataları tekrar etmeme mani olacak
En zor günlerimde (bu sadece hastalık değil) beni yalnız bırakmayacak..
İçinden geldiği gibi davranıp,konuşacak..
Benim de henüz oturmamış kişiliğimi düzeltmeme yardımcı olacak..
Benden kaçmak yerine,yaptığım fedakarlıkları göz önünde bulundurarak,
Her zaman yanımda olacak,beni asla yarı yolda bırakmayacak..
?Ben? değil ?Biz? diyecek bir insan arıyorum..
Lütfen kalbinde birazda sevgi bulunsun..
Bütün bunlar ben de var diyorsan işte ancak o zaman bu söylediklerimi ben de yerine getiririm..Hayatta hiçbir zaman kendime yaşamadım..Hep başkaları mutlu olsun diye çabaladım..Ama bunu sadece bir tarafa yüklemek çok acımasızca..Karşı tarafın da sorumluluklarını bilmesi ve bütün yükü tek tarafa yüklememesi lazım..Tarafların birbirlerini çok iyi anlamaları,saygı ve sevgilerini tüketmemeleri tam aksine bunu yani saygı ve sevgilerini yükseltmek için elinden geleni hatta gelmeyeni bile yapmaları lazım..
Yoksa bu tarafların gelecekle ilgili tek bir düşüncesi ve o kişiyle bağlantısı yok olacaktır..
Bu yazdıklarım bir günde oluşacak şeyler değil elbette..
Ama bugüne kadar yaşayamadığım şeyler..
Ve ben bunları sevdiğim insanda arıyorum..
Kimi zaman buluyorum kimi zamansa hiç göremiyorum..

AMA YİNE DE ONU ÇOK SEVİYORUM..

BİR ANLASAN!!!

Monday, November 19th, 2007

BİR ANLASAN!!!
Zamanın acımasız çizgisi üzerinde, düşmeden yürüyebilmek için tüm çabam… Tüm çabam seni daha çok severek, dengemi sağlayabilmek için…
Alışkanlıklardan uzak olsun istedim sana olan sevgim… Yanında olmak her zaman anlamlı olsun, gözlerin her zaman aynı aşkla baksın, sözlerin hep ilk duyduğum andaki kadar etkilesin …

Öyle de oldu zaten… En azından benim için…
Sense öylesine aşinasın ki artık karşında duran insana… Artık öylesine ezberlemişsin ki, artık öylesine biliyorsun ki beni de sana olan sevgimi de; o ince çizginin üzerinde koca bir engel gibi duruyor alışkanlığın… Bense daha ileri gidemesem de yine de düşmemek için, olduğum yerde ve aynı aşkla bekliyorum…
Tek neden sana olan aşkım… Oysa sen buna bile inanmıyorsun…
Benim zamanım ve enerjim harcanıp giderken, bunları görmezden gelip, seni sana olan sevgime ikna etmeye çalışıyorum. Oysa senin de zamanın ve enerjin harcanıp giden. Ve biliyorum ki; hayat bu kadar değersiz ve uzun değil. Boşuna harcadığımız zamanlarda, çok güzel olabilirdi… Her şey çok güzel olabilirdi…
Kendime bakıyorum; asla yapmam dediğim ne varsa, düşünmeden yapmışım… Senin için mi, kendim için mi? Hayır ikisi de değil… Bizim için…
Biz olduğumuz sürece anlamı var çünkü bu çabanın…
Bir anlasan…
Seni ne çok sevdim ben…

bendeki uzaklar(a)

Monday, November 19th, 2007

bendeki uzaklar(a)

bir deniz kenarındayım.
şimdi gün batımı duygular,
son ışıklar oynaşıyor dalgalarla,
gözlerimin ucunda.
dalgalar ayaklarıma ayaklarıma sarılıyor,
gel_gitlerde ayaklarım.
kapılıyorum,
ıslanıyor yüreğim.
bir esinti yayılıyor yüzüme,
deniz deniz…
dağıtıyor saçlarımla beraber,
içimdeki ölüleri,
umutlanıyorum…
martılar geçiyor kulaklarımdan/çığlık çığlık..
benim çığlıklarımı susturabilir misiniz?
kanatlarına takılıyor bedenimdeki bütün özlem,
götürün benide ta uzaklara/yalvarıyorum…
denizin rengi yoktu önce,
adı vardı sadece…”mavi”
yinede dalıyorum o sonsuz derinliğine,
sığından vazgeçerek/boğulmak istiyorum…
yunuslarla yarışmak geçiyor aklımın köşesinden,
sanki yürümeyi beceribildimde…
bir korku doluyor içime,
derin mi,sığı mı bilmiyorum.
aslında ben yüzmede bilmiyorum,
bildiğim birçok şey olsada…

nERDESİN

Monday, November 19th, 2007

&& nERDESİN &&
hadi bir ses ver ne olur,kulağıma fısılda istersen,İstersen azarla beni,haykır yüzüme.Ama bir ses ver bana,bir titreyiş sal yüreğime.zaten boş ve dipsiz bir uçurum gibi durgun bakışlarım.Benle ilgilenmez,beni düşünmez,takılır gökyüzündeki bulutlara,seni çizer tüm semaya.Sonra bakışır senle,uzaktan uzağa,bakışır ağlamaklı ve elemli.ellerim,sensiz ellerim uzanmak ister fırtınalara ihtirasla,tutmak ister bir şeyleri…Aradığı sensin bilirim,tutamaz sonra yol verir yüreğime,fırtınaları,kopartır sensizliğimde…

Ağlamak mı? Bu gece ağlamak istemiyorum ki! zaten ağlayamam ki…! Oysa nasıl titriyor bir bilsen bedenim,ihanete uğrayan ama elinden hiç bir şey gelmeyenlerin anlamsız sözleri var dilimde.Kırgınım hatta müthiş öfkeliyim haykırabilirim,bağırabilirim,öyleki çılgınca fırlayıp sokaklara koşabilirim.Bir şeyleri kırabilir,dağıtabilirim bu gece kendimi…sanki tehlikeli bir şey yapma,birilerine kötülük yapma isteği yada budalaca öc alma duygusuyla yanıp tutuşuyorum.peki öyle ise,gözyaşlarım nerde? Yoo bu defa inan bu defa ağlamayacağım.her şey canımı acıtsada,her gürültü,her ses ölüm gibi gelsede bana,ben bu gece ağlamayacağım.

Kolay değil unutmak seni,kolay değil arkanı dönmek hayallerimize.Oysa fikrimce hiç değişmeyecekti sevdiğim yıldız gözlerin,hep aynı bakacak,hep aynı düşleri paylaşacaktık.ellerin ellerimden asla vazgeçmeyecek,yüreğin sevgimden hiç usanmayacak,her zaman benim için çarpacaktı…

Hiç uzaklaşmayacaktın,sıcak nefesini her zaman hissedecektim.Uzun gecelerde yıldızları izlerken,kayan yıldızlarda hep aynı dilekleri tutacaktık,’Ayırma allah’ım bizi,sonsuza dek’diyecektik.’Sonra hep aynı şarkıyı söyleyecektik…Lafın kısası,hayatımız birleştiğinde asıl o zaman yaşamaya başlayacaktık…

Ne var ki,şimdi hayaller kurduğumuz,gelecek günlerimiz dediğimiz günlerde yalnızız.Bırak hayallerimizin gerçekleşmesini,hani,uzanıp tutamadığımsın,dizlerine kapanıp ağlayamadığımsın,her gün binlerce yangın yeri olup,senden habersiz senin için yandığımsın.Bir adım bile yaklaşamadan birbirimize ‘olsun varsın ‘ dediğim, ve seni uzaktan da olsa hala canımdan bile öte bildiğimsin.Koskoca yalnızlığın pencesinde parçalanırken bile ‘imdat’ diye bağıramadığım,’ ne olur geri dön ‘ diye yalvaramadığımsın…

tan yellerinin esintisiyle ağardı gökyüzüm,ılık rüzgarlar okşar oldu tenimi,kızıl bir ateş severek öptü hep yüzümü, ama yinede kızamadım sana,kızamadım kadere.Yaprak dökümü gibi döküldü,senle yaşadığımız her ne varsa,bir bir…Önce sen kaybolmuştun,sonra telefonların kapanmıştı.En son da sevdan bitmişti…yemyeşil yaprakların yerini,sapsarı hüzün almıştı,dalları kurumuş,özlemle kırılmıştı.Ayrılığın rüzgarlarına yenik düşmüştü ya,boynunu bükmüştü,ağlamayacağım derken her keresinde,gözyaşlarını köküne salmıştı.

Şimdi oturmuş ‘ ne zaman bitecek bu işkence? ‘diye,zamana dert yanarken,hep o çığlık yırtıyor beynimden seni amansız.Bir yerlerdesin hep ama gel gör yarı canlı,yarı cansız.Sonra bir isyan başlıyor yüreğimde,her şey anlamsız kalıyor,her şey ölümcül bir hastalığın pençesinde çırpınıyor..hani hep bir çığlık diyorum ya; o çığlık kim biliyormusun? Zavallı umutlarımın sesi…

Bak gördün değil mi? Bir yerden patlak verdi sonunda özlemin,ölmek üzereyim yine,alev almış bile dünyam,belki dumandında boğulurum,sislerin arasında kimbilir uykulara dalarım,yok olurum.Bir ihanet bu fikrimce kendimce…Unutacağım demiştim seni,söz vermiştim kendime,ağlayarak geçtiğim yollarında yeminler etmiştim göz yaşımın üstüne.ama dedim ya,ben ihanet ettim kendime,çünki ben,seni kendimden habersiz özledim,kendimden habersiz sevdim ve kendimden habersiz aradım köşe bucak her yerde seni…

Ve ben şimdi,kendimden habersiz öleceğim.
11 eylül 2006 / 02:22
naciye furan

yÜREĞİMDE BİR CENAZE KALDIRDIM

Monday, November 19th, 2007

yÜREĞİMDE BİR CENAZE KALDIRDIM
Ve senmişsin,yıllarca,bir gölge gibi peşinden koşup kovaladığım,ne zaman uzanıp tutacak olsam kaybedip ağladığım.Hangi gün güneşle doğup,günle batarsa gözlerim aniden,senin sevginmiş meğer öylesine,ölürcesine aradığım…

Bir sonbahar yada ilkbahar gibi,tadına varamadığım,kimi zaman buz üşüdüğüm,kimi zaman ateş elimi vuramadığım.Zaman zaman olupta bir gonca gül misali kıyıpta koparamadığım…O deli sevdaymışsın her defasında,bir anlık gülümsemenle yaşadığım…

Denizler gibi çılgın,çağlayanlar gibi
hırçın,ama hep korktuğum.Silahlar gibi ateşli ama adı aşkın diye avunduğum.Ve sana ne olduğunu bilmeden vurulduğum.Bir gölge gibi olsanda,yüzünü göremesemde,hasretinmiş meğer savunduğum.Evet senmişsin aylarca,yollarca,acılarla aradığım…

Anladım ki,kapkara bir tren peşinde,garip bir yolcuyum.Bir bohça yüreğimde hep sensizlikle doldurduğum.Öyle bakma yüzüme kaderim,acırcasına,ne desen hoş bu saatten sonra.Bak,ben bir zalimin yüzünden aşk sarhoşuyum.Kurumadan döküldü,genç yaşımda yapraklarım,zaten bir kez olsun mutlulukla konan kuşlarla dolmadıki dallarım.Yada farzet beni,ben bir dağ başında,bir garip çınarım,sessiz ve sensiz,nedense uğrak yeri oldum tüm gömen kuşların…

Sözüm sana ey sevgili,ne olurdu gitmeseydin,aşkının ateşini,hasret rüzgarınla söndürmeseydin.Ölürmüydün sanki biraz daha sevebilseydin,kalbine sığdırıp ta,hayatında banada yer verseydin.İnci tanelerin mi dökülecekti bilmem,sildin alın yazını,veda bile etmeden gittin,üstelik eğipte başını.Hani söz vermiştik bir birimize,beraber yaşayacaktık aşkımızın,ömrümüzün yazını?

Neyse boşver,boşver bu deli kadını,unuttuğun yerde kalsın,bırak,ağzına bile alma adını.Hani sitemler ediyorum ya sana,hatta kahrediyorum ama biliyorum,zaman oluyor sızlatıyorum bir yanını.Her şey aynı diyorsun,anı kaldı herşey,değişen sadece zaman diye yazıyorsun,yazımmı kaldı benim? Bak halime,düşün,gör,herşey aynı ama zaman neler çaldı bilmiyorsun.

Ölürmüydün sanki,gitmseydin? Ölürmüydün biraz daha gayret etseydin? fedakarlık alnının akı olup,bir onur diye aşkımıza,canından can verseydin? Çok şeymi istiyorum bilmiyorum ama,benim sevgimi anladığın gün,işte o zaman sen kaybedeceksin….

Yalana gerek yok,tutmuyor şimdi titrek ellerim,
Tutmuyor dizlerim,ayakta zor durur bedenim.
Ne kadar gülmeye çalışsam,ben sahtekarım,
Aslı bu işte,bu gün içimde cenaze kaldırdım…

-Nası bilirsiniz kalbini?
-Hep çok sevdi.

-Nasıl bilirsiniz bu yüreğini?
-Sevdasına ancak yetti.

-Nasıl bilirsiniz gözlerini?
-Hep yaşları vardı.

-Nasıl bilirsiniz bu seveni?
-Mutluluğuna az kaldı….

17 eylül 2006
NACİYE FURAN

&& BİLMEYECEKSİN &&

Monday, November 19th, 2007

&& BİLMEYECEKSİN &&
Ne sen bileceksin çektiklerimi,ne duyacaksın yaşadıklarımı..Göremeyecek gözlerin,ağladığımı,sızlandığını yüreğimin.Sen bir yolcuydun sadece,hayatımdan gelip geçen,bir durağım da bile durmayan,bir sokağım dan bile geçmeyen.hatta susayıp ta,bir çeşmem den bir tas su içmeyen…
-Ne o yine bulutlandın gözlerim,sen bakma yüreğime,o hep aynı şarkıyı söyler,aynı besteyle gürler…

Senin gözlerinden uzaklarda yaşayacağım,ama sen gözlerime hep bir nefes yakın olacaksın…Bilmeyeceksin,bir akşam üzeri kapından geçtiğimi,evlerin pencerelerine bakarken,’nerdesin? ‘diye içimden seslendiğimi.Kimbilir belki dolu gözlerimle yalvardığımı…Sonra takılıp bir bacaya;
-Acaba hangisi sensin? diyeceğimi.

Yok sen hala bir oldu bitti sanıyorsun değilmi? ben aslında yıllardır tanıyordum seni,yalan yeni tanışmamız,yalan seni ilk kez görüşüm ve ilk kez sevmelerim..Ben hep bakışların da yaşamıştım,haberin olmadan, ellerin de eridim kaldım, defalarca düştüm ellerinden…İşte o bendim,korkulu rüyalarından seni uyandıran,uyandığın da alnından sildiğin terin. Kalbinin atması bendim,dinlediğin hatta söylediğin şarkıların..;
-Bırak yutkunmayı hayallerim,boynunu yine büktüm değil mi?

Boş ümitlerle hep birileri için yaşadım ne vakitlerdir de,bitmeye ramak kala sana rastladım kaybettim dediğim de…Seni her bulduğum da kaybettim,seni her kaybettiğim de,bittim…Seni her an kovaladım,hep sıkıştırdım bir yerler de de,sen kaçmıştın her keresin de.Sevda bize uzak tı sence,aşk ise yasak.Bilmediğin bir şey vardı,bilmediğin belki de bilmek istemediğin;
-Sevdan uzak değil,içimde bir yer de,aşkı sorarsan sevdamı koruyan bir meşale…Alev alev yandıkça gözlerim de…

Bak dökülmeye başladın bile gözlerimden,yanaklarımı yakarak üstelik.Ve hayalinin mendilleriyle sileceğim bu defa yaşlarımı…Sen bilemeyeceksin,birinin seni ne çok sevdiğini,farkında bile olmayacaksın,geçtiğin ama uğramadığın bir şehirde,bir çift gözün seni nasıl beklediğini,nasıl görmek için gün sayıpta,koskoca bir mevsimi ‘belkilerle süsleyeceğini…
-Bak susmayacaksan gözlerim,yalanlar söylerim.Mutluyum diyerek,hakkını yerim,senin yüzünden,yalancı duruma düşerim…

Hadi yalanlar söyleyelim,bu defa ikimiz,,,
-Mutluyum
-Mutlusun
-Mutlu…
-…………………………………….Mutsuzum…
5 eylül 2006
NACİYE FURAN

Bilirmisin

Monday, November 19th, 2007

Bilirmisin
Bilirmisin ne kadar zor her gece her gün sensiz yasamak
Bilirmisin ne demek gökyüzündeki yildizlara umut baglamak
Elini bir yildiza belki tutarim diye farkinda olmadan uzatmak
Bazen Kendini taniyamamak kaderine günlerce kizmak
Ne demek bilirmisin

Birini herseyden cok hatta taparcasina sevmek
Her yagmur yagisinda saatlerce gelisini beklemek
Kelimelerin yetmedigi icin duygularini anlatamamak
O sevgi sözlerini söylemek isteyipte söyleyememek
Ne demek bilirmisin

Seni gördügüm zaman kalbimin nasil carptigini bilirmisin
Bazen sabahlara kadar sebebsizce agladigimi bilirmisin
Belkide sen aglamak ne demek bilmiyorsundur
Seni nasil sevdigimi bilmedigin gibi, söyle yoksa bilirmisin

Iki damla degildir gülüm aglamak
Önce hüzünlenip sonra düsünmek
Hayal edip anilari yeniden yasamak
Bazen hic durmadan gözyasi dökmek

Benim senin icin aylardir agladigimi bilirmisin
Ilk defa gercekten birine baglandigimi bilirmisin
Keske senin o güzel gözündeki yas olabilseydim
O zaman gözlerinde dogup yanaklarinda gezinirdim
Ve sonunda o bal dudaklarinda kaybolur giderdim

Bir gün kollarinda ölmek istedigimi bilirmisin
O güne kadar bari beni birazcik severmisin
Tertemiz kalbinde banada kücük bir yer verirmisin
Bunun icin neler neler yapabilecegimi bilirmisin

SESSİZ ÇIĞLIKLARIM…

Monday, November 19th, 2007

SESSİZ ÇIĞLIKLARIM…
SESSİZ ÇIĞLIKLARIM…
karanlık bi gecenin tam orta yeri.
gittikçe sessizliğe bürünen
İstanbul sokakları.
tek tek sönüyor odalarda ışıklar.
ben penceremde sessiz/sessiz
bi çığlık kopuyor yüreğimden.
gecenin karanlığına inat.
yankılanıp dönüyor,
bomboş karanlıklardan
yürek yangınlarıma.
kıpkırmızı gözlerim
takılıp kalıyor sokak lambasına.
yağlı bi ilmik oluyor gözyaşlarım
asıyorum yitip giden umutlarımı
sokak lambasına/boğuluyorum…
ben,gece,sokak lambası
sessiz/sessizce
çığlık atıyoruz karanlık geceye..
yalnızlığın kimsesizliği çöküyor,
ağır bi yük gibi omuzlarıma.
hayatım geçer gözlerimin önünden.
sonu başından belli film misali.
işte böyle anlarım olur,
yalnızlığım basar beni,
karanlık gecelerde.
sessizce çığlık atarım duyan olmaz..
duyan olmaz zifiri karanlığı delmeye çalışan
sokak lambasından başka.
her gece asarım mavilerimi,
penceremden sokak lambasına,
beni boğan gözyaşlarımla..
yağmur başladı!..
kapkara İstanbul gecelerine.
her yağmur arkasından ,
güneş açarmış.
doğ artık güneş/doğ/umutlarıma.
yoksa ben yok olacağım…

Uzun zamandır senden mail alma

Monday, November 19th, 2007

Uzun zamandır senden mail alma
Gerçekten tekrar sana kavuşmak harika bir şey. Neden mi? Acımasız bir virüse yenik düşmüş tüm bilgilerini kaybetmiştim senin. Dünyaya yeni gelen bebek gibi ağlıyorum yazdığın satırları okurken. Seni öyle özlemişim ki… Hoş geldin birtanem. Yaz bana hep yaz eskisi gibi. Boşuna geçmesin zaman.

Nasıl hatırlamam ilk yazdığımız şiirleri, çok çok güzeldi doğrusu. Hem benim sevgimi çok iyi dile getiriyordu. Biliyor musun hala ürkeksin bana karşı. Hemen bu şiirden bir anlam çıkartma diye vurgulamışsın. Oysa senden bir anlam çıkartmam için şiire değil senden gelecek olan “Seni Seviyorum kelimelerine” ihtiyacım var benim. Bunu hissettiğinde söyleyeceğini bilecek kadar seni tanıyorum. Yazdığın her satırı düşünerek ekrana bırakırdın sen. Yazdığım satırlara kimi zaman cevap vermezdin. Bilgisayarım da ekran boş kalır, dünyam kararırdı ama sana söyleyemezdim. Ne güzeldi yazdığın her an.

Dün alışverişe gittim… Kullandığın parfümü kokladım herkesin garip bakışları altında. Hatırlar mısın o anı? Soru oyunu oynuyorduk ilk sohbetlerimizde. En sevdiğin renk, en sevdiğin koku. Yazdığın satırları sabırsızlıkla beklerken kokunu merak ediyordum odamda. Ekrana dokunarak sana dokunmayı düşlerdim o anda. Ve biliyor musun sanki her yerde sen vardın dün yanımda seni hissettim, seni düşündüm, içim de bir şey oldu mutluluk belki…

Bugün seni aramak konuşmak istedim ama neredesin onu bile bilmiyorum Ada. Ben artık yorgunum tıpkı senin dediğin gibi. Hayat sırf mücadele ile geçiyor kendimi seviyorum hayatı seviyorum. Ama onun beni ne kadar sevdiğine dair bir ipucu var mı, ben göremiyorum. Bak bana söz ver ben seninleyken biziz. Ben yokken bile biz olalım olur mu? Seni mutlu etmek en çok istediğim şey biliyorsun. Okuduğum bir kitapta “mutluluğu ararken kendimizi mutsuzlaştırıyoruz, elimizden akıp gidenlerin farkında bile olmuyoruz” diyordu. Ada’m senle mutluyum ben. Bırakıp gitme beni tekrar bulmuşken seni kaybetmek istemiyorum.